fbpx

HAFTANIN PORTFOLYOSU: Özcan YAMAN

“foto özcan” hakkında

Şehre Akın fotoğraflarım 1978-1982 yıllarında Sarıyer Çayırbaşı’nda çekilmiştir. İçinde yaşadığım mahalle ve kültür’ün (doğallıkla) yansıması bundandır.

Mahallenin tek fotoğrafçısı olan FOTO ZEKİ ‘nin  ciddi (!) rakibiydim. Evin en geniş oda veya salonunda fotoğraf stüdyosundaymış gibi poz verdiriyor ve flaşın keskin gölgesini yok etmek için tavandan yansıtmalı ( indirekt) olarak kullanıyordum.

Ortaya, içinde yaşadığım dünyanın doğallıkla yansıması çıktı. Böyle bir çalışmayı şimdiki bilinç düzeyinde ele alıp yapmaya kalksam bu doğallık ve gerçeği aktarabilir miyim.? Hiç zannetmiyorum. Çünkü duygu ve o insanlarla olan dostluk eksik kalır.

İşin sosyolojik ve demografik yanını ilgililer yorumlasın. Fotoğraflar üzerine çokça konuşulabilir. İzleyin ve sizler yorumlayın…

Özcan YAMAN

 

Şehre Akın yada Venseremos 

 

Metropollerde değeri yaratan, fabrikalarda, küçük işletmelerde çalışan,

Kayıt dışı ekonomi içinde yer alan, ( seyyar satıcılar, temizliğe evlere gidenler,

Çocuk bakıcılığı vb. işlerde çalışanlar) Şehirlere uzaklardan gelen insanların oluşturdukları yerleşim bölgelerine varoş / gecekondu veya getto diyoruz

Varoşlar sanayileşme ile birlikte  kapitalizmin can damarını oluşturan yerleşim alanlarıdır. Şehirlerde büyük fabrikaların kurulması, buralarda çalışacak işçi sorunun giderilmesi için  tarlalarından bağlarından bahçelerinden kopartılarak göç olgusunu hayatımıza sokan kapitalizmin yarattığı bir gerçekliktir.

Varoşlarda yaşayanlar tüketimleriyle de kapitalistlerin en gözde müşterileridir , Yoksullar aynı zamanda seçim zamanları hatırlanan birer oy deposudur. Eleştirilen, küçümsenen kentlerin dışına atılan gecekonducular neden ve niçin doğdukları yerleri bırakarak şehirlere göç etmişlerdir.?

Sınıflı toplumlarda, sömürünün sürdürülebilmesi için, gerekli olan insan potansiyelinin, ucuz  iş gücünün kaynağı olmasıdır. Mutlu azınlığın daima mutlu yaşayabilmesi için bu sınıflı toplum yapısının sürmesi gerekir. Şehirlerde  bu azınlığın hizmetlerini görecek ve onlar için üretenler  kent dışında, varoşlarda gözden uzak yaşarlar.

Kentler geliştikçe, kurulduklarında kent dışı olan varoşlar, kendilerini şehrin ortasında buluveriyorlar. Kurulduklarında sahipleri olmayan bu yerlerin birden sahipleri çıkar . Rant ortaya çıkmıştır. Polis jandarma  derken gazetelerde gördüğümüz o bildik manzaralar ortaya çıkar. Gecekonducularla polis çatışması.

Kamuya ait olan yerleri ele geçirmek, villalar yapmak, ve paraya dönüşecek rant alanları açmaya çalışmak. Bunu yapmak içinde demokratik hukuk ve kanunlar (!) çercevesinde kalmak için seçim zamanları trilyonlarca lira harcayıp aday olurlar ve kazanırlar. Sıra seçimlerde harcadıkları paraları katlayarak geri almaya gelir. Artık nasılsa seçilmişlerdir. Kanunları yaparlar değiştirirler.

Bazen de aralarında kavga ederler ve birbirlerinin pisliklerini ortaya dökerler. O zamanda topluma şu imajı verirler. Biz demokratik bir şekilde ülkeyi yönetiyoruz. Çalanı çırpanı yargıya veriyoruz. Yüce divana veriyoruz….

Sonra mı? birkaç zaman sonra  çalan çaldığı ile yeni köşeleri dönmekte.

Oysaki bir düşünelim; Bir sabah yok, gece tüm varoşlar ortadan kalksa ? neler olmaz ki.Sistem çöker sistem. Fabrikalar çalışmaz.  Üretim durur. Yani hayat durur.

Yıllar önce  şöyle derlerdi: “ Ne fakiri canım,  hepsinin evinde televizyon var,” Eğitimden- Kültüre her alanda ipleri elde tutmak gerekir. Her türlü araç ve gereci Tv den, basına – modadan ailesel tüketime her şey.Yine de aralardan kaçan olursa ya anarşist ya terörist yada komünist der atarsın içeriye. Hatta zaman zaman provakasyonlarla birbirlerine düşürürsün. Alevi – Sünni dersin, Türk – Kürt dersin, Din- iman dersin gerekirse polis aşayişi sağlıyor dersin ülkede karambol yaratır hem göz dağı vermiş olursun hem o arada yeni yasaları çıkartırsın hem de ne kadar istiyorsan o kadar tüketim maddelerine zam yaparsın.

Bu gerçekler yalnızca ülkemize özgü değil. Kapitalizmin gerçekliğidir. Varoşlar halkın potansiyel olarak güçlü olduğu yerlerdir.  Fakat bu potansiyel güçün kinetik enerjili bir güce dönüştüğünü bir düşünelim?

Şili marşındaki gibi ;Venseremos. “ Gecekondulardan geliyor halk”

Özcan Yaman

????????????????????????????

 

 

Yazar Hakkında

Benzer yazılar