HAFTANIN PORTFOLYOSU: Damla ATAK

Damla ATAK
                   1985’de Ankara’da doğdu. İlk temel fotoğraf eğitimini 2008 yılında Eskişehir Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde tamamladı. Daha sonra İngiltere’de Salford City College’da fotoğraf eğitimine devam etti. ‘Manchester Art Walk’ sanat etkinliklerinde bir süre fotoğrafçı olarak çalıştı. Türkiye’ye döndükten sonra haber ve belgesel fotoğraflar üreten Haluk Çobanoğlu’ndan dersler aldı. Toplumdaki LGBTİ bireylerin yaşam standartlarının iyileştirilmesi çabasıyla İstanbul LGBTİ Derneği adına fotoğraflar üretti. Ardından 2014 yılında Galata Fotoğrafhanesi’nde Yücel Tunca tarafından düzenlenen belgesel fotoğraf atölyesine katılarak ‘Trans Misafirhanesi’ adlı ilk belgesel çalışmasını gerçekleştirdi. Yine aynı yıl içerisinde İBB, MSGSF ve IFSAK tarafından düzenlenen 2.Ulusal İstanbul Temalı, ‘İstanbul’un Semtleri’ fotoğraf yarışmasında ‘Tarlabaşı’ serisiyle üçüncülük elde etti. Sosyal sorumluluk projelerinde yer almaya, haber ve belgesel fotoğraflar üreterek serbest fotoğrafçı olarak çalışmalarına devam ediyor.

TRANS* MİSAFİRHANESİ

 

İstanbul LGBTİ (Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans*, İnterseks), özelde trans sorunları için çalışan LGBTİ bireylerin insan haklarını destekleyen ve koruyan, trans bireyler tarafından kurulmuş ve sürdürülen bir taban örgütü. İstanbul LGBTİ Dayanışma Derneği, 2007’den beri aktif çalışan, 2011’den bu yana da resmi bir dernek olarak faaliyetlerini sürdüren İstanbul’daki ilk trans odaklı sivil toplum girişimi olma özelliğini taşıyor.

İstanbul LGBTİ, bir grup trans aktivist tarafından LGBTİ bireylerin haklarını savunmak, ayrımcılık ve şiddetle mücadele etmek, hukuksal ve psikolojik destek sağlamak, yasal görünürlük elde etmek ve nefret cinayetleri ile mücadele etmek gibi amaçlarla kuruldu.

Dernek bileşenleri, LGBTİ bireylerin yaşadığı bu sorunlara karşı verdiği siyasi ve hukuki mücadelenin yetersiz kaldığını ve yeni alanların açılması gerektiğini fark ederek 2012 yılında, Türkiye ve dünyada bir ilk olan Trans Misafirhanesi’ni açtılar. İstanbul’da Tarlabaşı semtinde açılan misafirhane maddi zorluk yaşayan, sağlık durumu kötü ve kalacak bir yeri olmayan transseksüellere, eş cinsellere ve savaş mağduru LGBTİ mültecilere ev sahipliği yapıyor.

Ne yazık ki trans kadınların birçok konuda hiçbir seçim hakkı yok. Bu sebepten seks işçiliği dışında fazla alternatifi olmayan trans bireyler, aynı zamanda barınma konusunda da birçok zorlukla karşılaşıyorlar. Trans bireyler barınacak yer bulamamanın yanı sıra yüklü kiralarla başbaşa kalıyor ve ev satın alma ya da kiralama konularında da ayrımcılığa maruz kalıyorlar. Devletten talep edip alınamayan hizmetleri bireysel destekler ve sivil toplum örgütlerinin yardımlarıyla sağlamaya çalışan Trans Misafirhanesi, trans bireylerin barınma sorununa geçici de olsa bir çözüm oluşturuyor.

Bu fotoğraf serisi, transfobik ve homofobik söylemlerin azaltılarak bu bireyler üzerinde ayrımcılığı ve ötekileştirmeyi yok etmek, trans bireylerin toplum içerisindeki görünürlüğünün ve alternatif barınma alanlarının devlet tarafından yapılan yasalarla desteklenerek artmasını sağlamak ve toplum içerisinde yaşayan insanların bu konuda farkındalığını geliştirmeyi amaçlıyor.

Gezi olaylarında görünürlükleri daha da artan trans bireyler için tek bir slogan vardı: ‘Ya hep beraber, ya hiç birimiz!’ Hep birlikte barış içinde yaşayacağımız, nefret cinayetlerinin ve suçlarının olmadığı bir ülke umuduyla…

Bu fotoğraf serisi,4 Ocak 2015′ de yaşamına son vererek aramızdan ayrılan trans* kadın Eylül Cansın’a ithaf edilmiştir.

(Türkiye’de, trans kimliğin tanınmaması, yasal korumanın sağlanmaması, hükümetin cinsiyet kimliği konusunda herhangi yasal korumaya gitmemesi şiddet vakalarının sayısını arttırıyor ve dolayısıyla cinayetle sonuçlanan vakalar da artıyor. Türkiye’de 2008-2015 yılları arasında 39 trans kadın nefret cinayetinin kurbanı oldu.)

*Trans: Bu terim transseksüel ve travesti gibi cinsiyet kimliği konusunda ayrıştırma yapmamak adına seçilen bir üst kimlik ve şemsiye terimidir.

 

IMG_0320-30x45 (800 x 533)

“Yapamadım çünkü insanlar bana izin vermedi” diyerek Boğaziçi Köprüsü’nden atlayıp yaşamına son veren trans kadın Eylül Cansın’ın adı, yeni açılan misafirhaneye verildi. Eylül Cansın Misafirhanesi’nde yirmi trans kadının kalabileceği yatakhane dışında sosyal merkez ve mutfak bulunuyor. Mesha, Alex ve Seda, el birliğiyle yeni açılan misafirhaneyi düzenliyorlar.

Alex (ortada) 23 yaşında. Üniversiteye hazırlanırken açıklamış ailesine gey olduğunu. Ailesi kabullenemeyince bağları kopmuş. Altı ay önce ayrılmış Şam’dan. Alex, “Eskiden neşeliydim. Bütün bunları yaşadıkça ve düşündükçe hüzünlü hale geliyor insan.” diyor.

 

Eylül Cansın is a trans woman who ended her life by jumping off of Bogazici Bridge saying “I couldn’t because they didn’t let me”. Her name was given to the newly opened guesthouse. In Eylül Cansın Guesthouse is a dorm room where 20 trans women can accommodate, as well as a social center and a kitchen. Mesha, Alex and Seda are organising the newly opened guesthouse.

Alex (middle) is 23. She revealed herself to her family while he was preparing to enter university. They grew apart when her family didn’t accept. He left Damascus 6 months ago. Alex says: “I used to be cheerful, as I go through all these, and think through, I feel gloomy.”

IMG_0227-20x30 (800 x 533)

Krano 21 (solda) ve Mesha 23 (sağda) yaşında. Suriye’de savaştan kaçıp geldiler. İkisi de makyöz. Yaklaşık 6 aydır Türkiye’de yaşıyorlar. Lübnanlı şarkıcı Carole Samaha gibi ünlülere makyözlük yapan Mesha, Şam civarında tehlikeli bir bölgede yaşadığından, savaşın geliyorum dediği günlerde, daha liseyi bitiremeden terk etmiş ülkesini. Beyrut’ta 4 yıl makyözlük yapıp Mısır’a geçmiş. Mısır’da direniş başlayıp işsiz kalınca Arabistan’a ve orada çalışma izni alamayınca da, İstanbul’a gelmiş. İstanbul macerasını şöyle anlatıyor: “Arabistanlı bir arkadaşım bana iş vaadinde bulunmuştu. Ancak buraya geldiğimde gey olduğum için beni çalıştırmadı. Üç ay Taksim’de kiralık bir evde yaşadım. Param bitince sorunlarım artmaya başladı. Tanıştığım biri aracılığıyla buraya, misafirhaneye geldim. İş istiyorum.’’

Krano 21 (left) and Mesha 23 (right). They escaped the war in Syria coming here. They are both make-up artists. They have been living in Turkey for about 6 months. Mesha, who had worked as a make-up artist for celebrities like the singer Carole Samaha from Lebanon, had to leave his country even before she could finish high school during the outbreak of war. Mesha moved to Egypt after having spent 4 years in Beirut as a make-up artist. When protests broke out in Egypt, she moved to Arabia where she couldn’t obtain a worker’s permit, Mesha then settled in Istanbul. Mesha describes her Istanbul adventure: “A friend in Arabia has granted me a job but didn’t hire me because I am gay. I rented a house in Taksim for 3 months. Problems arose as money ran out. An acquintence guided me to this guesthouse. I want a job.”

 

 

IMG_0072-20x30 (800 x 533)

Krano, gey görünümünde olduğu için aylarca hapis yattığını, hapishanedeyken saçlarının kesildiğini ve kendisine işkence yapıldığını anlatıyor. İstanbul’da dolaşırken gördüğü bir perukçu dükkânında peruk denerken, eski saçlarını ve eski görünümünü özlediğini söylüyor.

Krano explains that she was put in jail for looking gay, where she has been tortured and her hair was cut off. She says she misses her old hair and look as she tries on wigs from a shop she saw when she was on a stroll in Istanbul.

IMG_0090-30x45 (800 x 533)

Krano, üniversite mezunu. Askere gitmek ve savaşa dahil olmak istemediğini anlatıyor. Savaştan evvel de bir savaş yaşadıklarını, tacizlerin, tehditlerin, şiddet ve sataşmaların arttığını söylüyor. Suriye’den kaçarken yanında getirdiği rengarenk iplerle bileklik ve saç örgüleri yaparak para kazanmaya çalışıyor. Krano, geçimini sürdürebileceği bir iş istiyor ve tek hayali Almanya’ya iltica edebilmek.

Krano, university graduate, explains not wanting to go to military service and be a part of the war. Krano says that they have been through war before too and harassments, threats, violence and bullying have increased. Krano is currently trying to earn money from the bracelets and hair plaits she makes out of the colourful threads she brought along with her from Syria. Krano, wanting a job that a living can be made out of, dreams of taking refuge in Germany.

 

 


IMG_0034-20x30 (800 x 533)

Türkan 57 yaşında. Henüz altı yaşındayken ilk tepkiyi o da ailesinden almış. “Annemin elbiselerini giyiyordum ve onun rujunu sürüyordum. Geçmedi ve şiddetle gelişti” diyor. Bir süre sonra aile ve toplum baskısına dayanamayarak 29 yaşında evden ayrılmış. İş aramış fakat bulamamış ve seks işçiliği yapmak zorunda kalmış. “Devlet bize böyle bir barınma hakkı tanımadı. Burası olmasa ben ne yaparım bilmiyorum” diyor.

Turkan is 57. She received the first reaction from her family when she was only six years old. “I used to wear my mother’s clothes and put her lipstick on. It didn’t go away and it progressed severely.” She explains. She could no more stand the family and the peer pressure and left her house when she was 29. She searched for a job but could not find one, she then had to resort to prostitution. “The government did not provide us with such housing. “I don’t know what I would do if it wasn’t for this place.” She says.

 

IMG_0298-20x30 (800 x 533)

Seda 43 yaşında. Altı aydır misafirhanede kalıyor. O da ilk tepkiyi toplumdan önce aileden almış. Önce babası tarafından okuldan alınmış. Sonra bir poşet fabrikasında çalışmaya başlamış. Hayatının en ağır travmasını henüz ergenlik yıllarında yaşamış; çalıştığı yerde cinsel istismara uğramış. Ailesinin tepkisi de artınca Manisa’dan önce İzmir’e sonra İstanbul’a gelmiş. İş bulamamış, çalışamamış ve seks işçiliği yapmak zorunda kalmış. Öncesinde sokaklarda ve Maçka Parkı’nda yaşamış. Daha sonra parkta tanıştığı bir kadın yardım etmiş ve bir süre onun evinde yaşamış. Depresyon tedavisi görüyor bu günlerde. Misafirhanede çok mutlu olduğunu söylüyor. “Aile sevgim yok, gelirim yok, maaşım yok. Burası olmasa ben çoktan ölmüştüm” diyor.

Seda is 43. She has been staying in the guesthouse for 6 months. She too took the first reaction from her family before the society. She was first pulled out of school by her father and she started working in a plastic bag factory. She experienced the heaviest trauma of her life in her adolescence when she was sexually abused in her workplace. She moved from Manisa to Izmir and then Istanbul as her family’s reaction worsened. Seda couldn’t find a job and had to resort to prostitution. She first lived on the streets and in Macka Park. Later, a woman she met in the park helped her and she stayed in her house for some time. She is now under treatment for depression. She says that she is very happy in the guesthouse. Seda: “I have no family affection, no income, no salary. I would have been dead if it wasn’t for this place.”

 

IMG_1226-50x70 (533 x 800)

Onur 22 yaşında, Emir ise 24. Onur, cinsel yönelimini dört, beş yaşlarında fark etmiş. Ailesi tarafından eşcinsel olduğu için evden kovulmuş. Ölüm tehditleri almış. Emir ile İzmir’de tanışmışlar. Emir de ailesi tarafından dışlanmış. Emir ve Onur, bu zorlu yolculuğa birlikte çıkmaya karar vermişler. İzmir’den sonra geldikleri ilk yer İstanbul ve trans misafirhanesi olmuş. Onur, “Birbirimizi bu kadar sevmeseydik bu gücü bulamazdık ve bu zorlu yolculuğa çıkamazdık” diyor.

Onur is 22, Emir is 24. Onur came to realize his sexual orientation around the ages of four, five. He was kicked out of his house by his family for being gay. He received death threats. He and Emir met in Izmir. Emir too was ignored by his family. They decided to go on this difficult journey together. Istanbul and the guesthouse has been the first place they came to after leaving Izmir. “We wouldn’t be able to find such strenght in ourselves if we didn’t love eachother so much.” Onur says.

IMG_1536-50x70 (800 x 533)

Onur, ailesinden fiziksel şiddet görmese de sözlü olarak çok baskı altında kalmış. 19 yaşında babasının arkadaşının tecavüzüne uğramış. Hala devam eden bir davası var. Okulda çok başarılı bir öğrenci olmasına rağmen Lenfoma kanserine yakalanmış. Tedavisi hâlâ devam ediyor. Hastalığı sebebiyle bir sene okuluna ara vermiş. Tecavüze uğradıktan sonra ise okulunu tamamen bırakmak zorunda kalmış. Okulu bıraktıktan sonra iş bulmuş fakat hastalığından dolayı işten çıkarılmış. Tecavüz olayının ardından sekiz ay boyunca İzmir 9 Eylül Üniversitesi’nde çok ağır ilaçlarla psikoterapi görmüş. Ağır bir travma geçirmiş. Onur, her şeye rağmen çok güçlü: “İnsan dibe vurmadan yükselemez. Elbet dipten çıkacağım bir gün. Çok düşündüm kendimi öldürmeyi ama ne olacak? Bittin, gittin.”diyor.

Even though he has never been physically abused by his family, Onur has been under a lot of pressure. His father raped him when he was 19. There is still an on-going lawsuit. He has been a very succesful student. He has lymphoma and is currently under treatment. He took a year off of school for his treatment, and then had to drop out after the rape incident. He later found a job which he got fired from because of his ilness. He went under psychological treatment on serious drugs for eigth months in Izmir 9 Eylul University Hospital because of the rape incident. He had a major trauma. Onur, stands strong after all that had happened: “One can’t rise without hitting the very bottom first. I will rise too someday. I have considered killing myself many times, but then what?” he says.

IMG_1545-50x70 (800 x 533)

Onur ve Emir, İstanbul’a gelmeden önce kalacak yerleri olmadığı için bir hafta Ege Üniversitesi acil servisinde uyumuşlar. Sonra İstanbul’a gelmişler. Onur’un bir arkadaşı İstanbul LGBTİ Dayanışma Derneği’nden bahsetmiş. Dernek de onlara yardımcı olmuş ve trans misafirhanesine yerleşmişler. Burada kaldıkları süre içerisinde iş buldular ve hayatlarını bir düzene soktular. Birbirlerine olan sevgileri sayesinde birçok zorluğun üstesinden geldiler. Şu anda her ikisi de çalışıyor ve İstanbul dışında başka bir şehirde yaşamlarına devam ediyorlar.

Onur and Emir spent a night in the E.R. of Ege University Hospital before coming to Istanbul as they didn’t have anywhere else to stay. A friend of Onur’s told him about the Istanbul LGBTI Solidarity Association. They were placed into the guesthouse with the help of the association. They found jobs and got their lifes in order. They overcame various difficulties thanks to their love to eachother. They are both currently employed out of Istanbul.

 

IMG_8111-20x30 (800 x 533)

Okşan 46 yaşında.16 yaşında cinsel kimliğini belirledikten sonra evinden ve ailesinden ayrılmak zorunda kaldı. Tarlabaşı semtinde tesadüfen çöken binanın altında kalıp üç sene yürüyemedi ve maddi sıkıntılardan dolayı trans misafirhanesine yerleştirildi. Psikolojik rahatsızlıkları ve çeşitli sağlık sorunları var ve bu yüzden çalışamıyor. Harbiye’de yürürken hiç tanımadığı insanlar tarafından bıçaklandığını ve bu insanların bulunamadığını, artık sokakta yürümekten korktuğunu anlatıyor. Bazı doktorların kendisini tedavi etmek istemediğini ve ötekileştirildiğini düşünüyor.

Oksan is 46. She had to leave her family and home at 16 years old after deciding what her sexual identity is. Being unable to walk for 3 years after getting trapped under the rubble of a collapsed building in Tarlabaşı, she encountered financial problems and was being hosted in the trans guesthouse. She can’t work since she is going through various health issues including psychological problems. She says she is afraid to walk on the streets because she has been stabbed by strangers in Harbiye, and these people were never found. She thinks some doctors are reluctant to help her are discriminating.

 

 

 

IMG_6682-20x30 (800 x 533)

Avşar, çarka çıkmadan önce hazırlanıyor. “Günlük hayatımızda o kadar çok horlanıyoruz ki. Hiçbir güvenliğimiz yok ve bu iş içinde olmanın bedelini çok ağır ödeyerek yaşıyoruz. Hep görünmez olmak zorunda kaldım. Saklamaya çalıştım, makyaj yapmadım, kapalı elbiseler giydim ama olmadı. İnsanlar sadece bizim de insan gibi yaşamamıza izin versinler” diyor.

Avsar is getting ready to go out as a sex worker. “We are very often despised in our daily lifes. We have no security and we pay the heavy price of being in this business as we live. I always had to be invisible. I tried to conceal myself, I didn’t put make-up on, dressed in unrevealing attire but things did not change. People should let us live as human beings.” She says.

IMG_6725-20x30 (800 x 533)

Avşar’ın, “hayatımdaki tek dostum, her şeyim” dediği köpeği Ela. Birlikte olduğu zamanlar içinde yanından hiç ayırmamış.

Ela is Avsar’s dog. “My only friend, companion in my life, Ela means everything to me.” Avsar says. Ela had always been with her when they were together.

 

 

 

IMG_8273-20x30 (800 x 533)

Avşar, bir dönem madde bağımlısı olarak Tarlabaşı’nda çok zor koşullarda yaşadığı bu odada tek başına yaşam mücadelesi vermiş. Trans misafirhanesi sayesinde her şeyi geride bırakarak yeni bir başlangıç yaptı. Şu anda İstanbul dışında yaşıyor.

Avsar who spent a period of her life as a drug addict,  has struggled for life solitarily in this room in Tarlabasi under miserable conditions. She made a new start with the Trans Gueshouse, leaving everything behind. She currently resides out of Istanbul.

 

IMG_8149-30x45 (800 x 533)

Misafirhanede bazı zorlukların aşılması için dayanışmanın çok önemli olduğunu düşünüyorlar. Avşar, Seda, Gülşen ve Türkan, gelen yardımlar sayesinde birlikte yemek yapıyorlar.

They think that cooperation is crucial to overcome certain issues in the guesthouse. Avsar, Seda, Gulsen and Turkan are cooking together with the donations received.

IMG_8174-20x30 (800 x 533)

Avşar, misafirhanede yaşayanlar için börek yapıyor. Gülşen ise kısa bir süre önce misafirhaneye yerleşti. Sokakta şiddete ve tacize maruz kalan Gülşen, yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Üç arkadaşımla birlikte meydanda kurulan ramazan sofrasında yemek yedik sonra kalkıp yürümeye başladık. Birden enseme tokat attı biri, ben etrafıma bakındım kim attı diye bir kız “ben attım” dedi. 20 yaşlarında başka bir kız daha enseme tokat attı. Sonra enseme tokat atan kızın saçını çektim, kolunu ısırdım, birden on kişi koşup bana vurmaya başladı. Polis çağırdılar. İki resmi, bir sivil polis geldi. “Ne ayaksın sen?” dediler. Gey olduğumu söyledim, bana “sen top musun?” dedi. Kusmam gerekti, önce izin vermedi sonra kustum. Üniformalı polis yüzümü yıkamam için su verdi, sivil polis izin vermedi, “dön arkanı” dedi. Ambulans geldi, o an sağlık memurları bana baktı sonra hastaneye götürdüler. Meydanda gey olduğumu söylediğimde, sivil polis ceza kesmekle korkuttu beni.”

Avsar is cooking borek for the dwellers of the guesthouse. Gulsen moved into the guesthouse not so long ago. Gulsen, who has been through violence and harassment on the streets explains what she has been through: “After having supper at the  Ramadan table that has been set at the square, my three friends and I went on a walk. Someone slapped my nape all out of the blue. I looked around to see who it was, then some other 20-something girl did the same. I pulled her hair and bit her arm. Ten people appeared running. They started hitting me. They called the police. Two officals and an undercover  came saying “Who the hell are you?” I told them I was gay. They asked me if I was a “faggot”. I felt the need to throw up, they first didn’t let me. The policeman in the uniform gave me water to wash my face, but the undercover police didn’t let him. He told me to turn around. The ambulance came, the medical assistants took care of me and then took me to the hospital. When I said I was gay on the square, the undercover policeman thretened me with charging a fine.”

 

IMG_6290-30x45 (800 x 533)

Türkan ve Avşar, kısa zaman dilimlerinde, sorunlardan uzaklaşıp keyifli zamanlar da geçiriyorlar.

Turkan and Avsar get away time to time and spend pleasant times.

IMG_8543-20x30 (800 x 533)

Avşar, uzun yıllardır İstanbul’da yaşamış ve seks işçisi olarak çalışmış. Geçim sıkıntısı ve barınacak yer konusunda çok zorluklar çekmiş. “Çok ama çok zor bir hayatım oldu ama yine de mücadeleden asla vazgeçmedim. Keşke imkânlarım olsaydı ve başka türlü bir hayat yaşasaydım” diyor.

Avsar has had lived in Istanbul working as a prostitute for many years. She had gone through many issues regarding housing and finances. “I have had a very tough life but I never gave up. I wish I had the chance to live a different life.” She says.

 

IMG_6650-20x30 (800 x 533)

Avşar, seks işçisi olarak çalışırken maruz kaldığı şiddet ve saldırılara karşı kendini hep korumak zorunda kalmış. “Herkes sadece, kolayca suçluyor. Arkasını, nedenini hiç düşünmüyor. Acıyarak bakanlar oluyor, hakaret edenleri de çok duydum, şiddete de maruz kaldım” diyor.

Avsar often had to protect herself against the violence and the attacks she experienced while she was working as a prostitute. “People just very easily make accusations. They never give thought to what the reason can be. People stare in pity. Many verbally insult. I have experienced violence too.” she explains.

 

IMG_8117-30x45 (800 x 533)

Burcu (solda) 28 yaşında. Uzun süredir ailesini görmüyor ve sokakta şiddete, tacize maruz kalmış. Ekonomik sıkıntıları var. Bu sebeple trans misafirhanesinde barınıyor.

Burcu (on the left) is 28. She hasn’t seen her family for some time and she has experienced violence and harassment on the streets. She takes shelter in the trans guesthouse because of her financial problems.

 

 

IMG_8373-20x30 (800 x 533)

Burcu’nun yaşadığı şiddet ve taciz olayları nedeniyle Bakırköy Ruh ve Sinir hastalıkları hastanesinde tedavisi sürerken, abisi tarafından hastaneden çıkartıldı. Ailesinden ölüm tehditleri aldı. Şu anda nerede yaşadığı ve durumu hakkında bir şey bilinmiyor.

Burcu was taken out of Bakırköy Mental Facility by her brother, during her on-going treatment because of the violence and harassment she experienced. She received death treaths from her family. Her current whereabouts and status remains unknown.

 

 

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir