Kötü Fotoğraf Nedir?

Aslını sorarsanız “Kötü fotoğraf yoktur, kötü fotoğrafçı vardır.” Fotoğraf dediğimiz teknik, bir takım sayıların oluşturduğu görüntüdür. Mesele bu görüntülerin oluşmasını sağlayan beyinlerdir. Teknik anlamda fotoğrafı en başta IŞİD olmak üzere, siyasi rant elde etmek isteyenler çok iyi kullanıyorlar.  Çektikleri fotoğraflar/videolar son sistem ve profesyonelce planlanan görüntüler olarak tarihte yerlerini alacak.  Ama hakikat karşısında bir değerleri yok. 1855 Kırım Savaşı’ndan bu yana Fotoğrafçı Roger Fentom’un izinde gidenler bu gerçekliği  her gün gösteriyor. İngiltere’de, piknik yapan askerlerin ‘Savaş güzeldir’ diyen fotoğrafları, ebeveynlerin çocuklarını seve seve askere yollamaları için afiş olarak kullanıldı. Üzerinden yüzyıllar geçti ama bu gerçeklik aynen sürüyor. Saddam heykelinin yıkılış fotoğrafları, petrole bulanmış  kuş fotoğrafları, askeri araca bağlanarak sürüklenen Hasan Birlik. Ve son olarak Silvan’dan yansıyan görüntüler…

Ankara Katliamı’nın üstünden 1 ay geçti. En vahşi katliamdan bile siyasi rant elde eden iktidarlar bir gerçeği kanıtladı. IŞİD yaptığı katliamları (Kafa kesme, yakma, kurşuna dizme…) neden modern aletlerle çekip yayınlıyor? Bir iktidar, Ankara Katliamı’ndan sonra , neden “Ankara saldırısı sonrası anket yaptık, oylarımızda yükseliş trendi var” diyor? Artık, katliamların bir güç gösterisi halini aldığını söylersem fazla mı abartmış olurum? Zannetmiyorum.

Bazen de fotoğraflar bağlamından koparılarak maniple ediliyor. Yani içeriği ve anlamı değiştiriliyor. Geriye dönüp 11 Ekim 2015 tarihli Ankara Katliamı’nın yer aldığı gazetelerin baş sayfalarını tekrar gözden geçirin. Bir çok havuz ve ana akım medyanın olayı, trafik kazasını gösterir gibi kullandıklarını göreceksiniz. Zavallı kadın ve onun zavallı çaresiz kocası elleri arasında başını tutuyor… Ya da etrafa dağılmış et parçaları silinmiş, üzerlerine grafik gibi bir şeyler konmuş. Fotoğrafın etik yanı tartışılır.  Buzlama/billurlama tartışılır, ama katliam tartışılmaz…

Algı dediğimiz şey insanların bakış açılarını değiştirecek, gerçeği ve onun ardında olan hakikati değiştirecek biçimde manipülasyon yapmaktır. Bu ister direkt fotoğraf kullanılarak ister üzerinde oynanarak yapılsın, bir tahrifattır. Bunu Ankara Katliamı’nın yayımlanışında gördük.

Yine başa dönüyoruz. Bölünmüş bir toplumu bölünecek bir toplum paranoyası altında tutmak bu algı yönetiminin mühendisliğidir. Fotoğraf da buradaki ikna edici görüntü ya da mezedir. O yüzden kötü fotoğrafçılar vardır. Kötü insanlar ve idareciler vardır. İyi fotoğraflar bu insanların elinde kötü yapılır. Toplumdaki duygudaşlık, vicdan ve adalet duyguları bölündüyse fiziki bölünmeye gerek kalmış mıdır? Bu bölünmüşlüğü ortadan kaldıracak olan acıları ve sevinçleri ortaklaştırmaktan geçmektedir. Bu yüzden büyük harflerle BARIŞ, ADALET, VİCDAN ve DEMOKRASİ mücadelesini daha da yükseltmek için uğraşmalıyız. Kötü fotoğrafları ortadan kaldırmak ancak kötü fotoğrafçılara karşı onların siyasi rant elde etmeye çalışan muktedirlerine karşı verilecek ortak ve birleşik mücadeleden geçmektedir…

Not: Bu yazı evrensel.net ve Evrensel Gazetesinde de yayınlanmıştır.

Yazar Hakkında

Benzer yazılar