Başka Hayatlar

Fotoİstanbul in bu seneki konusu bu. Hepimizin yanından geçtiği ama önemsemediği “bambaşka hayatlar”. Egoizmin kuşağında gelişmeyi sadece teknolojik olarak algılayan kuşakların “ben” i iyice sarıp sarmaladığı, “biz” in hiç varollamışçasına önemsenmediği zamanlar.

Mirko Czentovic gibi satranç şampiyonlarının kuşağı bu zamanlar. Kendi alanında herşeyi bilip sanat, insan ilişkisi, empatinin varol(a)madığı, satranç oynarken kendisine rakip olarak bile görmediği insanların karşısına oturmayanlar çağı belkide…

Sosyal medyada dolaşan zilyontane fotoğrafın içerisinde bir tane “ARA” tadında fotoğrafın olmadığı bir zamanda başka hayatların değil yenilen yemeğin, gidilen mekanın, yapılan tatilin, sevilen kedinin fotoğraf adına paylaşıldığı zamanlar.

Belge fotoğraftır, belgesel fotoğraflar kümesidir. Belgesel fotoğrafçılık ise sadece gerçeğin anlatıldığı fotoğraf dalıdır. Başka hayatlar, başka insanlar böyle yer bulur farklı “anlarda”. Şimdi ise megapiksel bol, lensler büyük, netlik hızları mükemmel… duygu, anlatım, hissiyat yerlerde…Al bir tele lens, uzaktan yaşlı bir amcanın fotoğrafını çek birde yapıştır efekti-kontrastı…al sana başka bir hayat…

İstanbul fotoğraf festivalinde yer alan eserleri gördükçe ne kadar çok gitmem gereken yer var değil ne kadar çok belgelemem gereken hayat varmış diye düşünüyor insan. Hepimiz farkında olmasakta, hayat anlayışımız üretmek yerine sadece harcamak üzerine kurulu olsada eğer gerçekten fotoğraf çekmek istiyorsak inanın bize kullan at bir kamera bile yeter. Amaç anlatmaktır fotoğrafta başka yaşamları, başka hayatları. Bende dahil bir çoğumuz bu çağı yakalamak ile geçmişi anlamak arasında kalmış durumdayız. İki arada bir derede kalanların görmesi gereken bir festival “başka hayatlar”.

Fotoğrafın gerçekten ne olduğunu hatırladığımız zaman Dünya nın daha iyi bir yer olacağına eminim…şimdilik sağlıcakla kalın. Gidemeyenler veya merak edenler için çektiğim fotoğraflardan bazılarını ekliyorum.

Selametle

Yazar Hakkında

Benzer yazılar